Kimdir? #21: Salih Zeki Bey

Salih Zeki Bey’in Yaşamı

Çocukluğu çeşitli zorluklarla geçen Salih Zeki Bey, 1864 yılında maddi durumu pek iyi olmayan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Henüz yedi yaşına gelmeden hem annesini hem babasını kaybetti ve babaannesi ona bakmaya başladı. Gittiği ilk okul mahalle mektebi olsa da burada öğretmeninin talebi neticesinde okuldan alındı ve bir mahalle esnafının yanında çırak olarak çalışmaya başladı. 10 yaşına bastığında Darüşşafaka’ya kaydoldu. Buradaki matematik öğretmeni Mehmet Nadir Bey onda farklı bir yetenek olduğunu sezinleyerek onunla özel olarak ilgilenmeye başladı.

Salih Zeki Bey

1882 yılında Darüşşafaka’yı birincilikle bitiren Salih Zeki, aynı yıl Posta ve Telgraf Nezareti Kalemi’nde memur olarak işe başladı. 1884 yılında çalıştığı nezaretin kararı üzerine yüksek eğitim almak için Paris’e gönderildi ve orada elektrik mühendisliği eğitimi gördü. Eğitimini tamamlayınca doktora da yapmak istemesine karşın bakanlığın çağrısı üzerine İstanbul’a dönmek zorunda kaldı. İstanbul’da eski çalıştığı yerde çalışmaya devam etti. Bir Fransız banka müdürü ile tanışması onun ilgilerine yön verdi, astronomi tarihi ile ilgilenmeye başladı. Artık Ortaçağ İslam Dünyası’nın bilimsel çalışmalarını aydınlatmak gibi bir hedefi vardı. Bu alana yönelmek için öncelikle İslam öncesi Yunan ve Hint kökenli çalışmalara yöneldi, ilk bilim tarihi yayınını da Hint rakamları üzerine yaptı. 

Arkadaşı Ahmet Fahri ile Hikmet-i Tabiyye (Fizik) adı verilen ilk kitabını yazdı. Bu esnada Darüşşafaka ve Mülkiye’de de dersler verdi. 1892 yılında ilk eşi Vecihe Hanım’dan Malik isimli ilk çocuğu dünyaya geldi. 1895’te Beyoğlu Rasathane müdürü olan Salih Zeki, 1901 yılında ilk eşi Vecihe Hanım’dan boşanarak öğrencisi Halide Edip ile evlendi. Halide Edip, Salih Zeki Matematiksel Bilimler Sözlüğü’nü yazarken ona çevirileri ile katkı sundu. Bu evlilikten Ayetullah ve Hikmetullah isimli iki çocuğu oldu. 

Salih Zeki Bey’in Eğitim Hayatı

1910’da bugünkü Galatasaray Lisesi olan Mekteb-i Sultani’nin müdürlüğü görevine getirildi. Aynı yıl içerisinde Salih Zeki Bey’in ikinci bir evlilik yapmak istemesi üzerine Halide Hanım ile olan evliliği sona erdi, Münevver Hanım ile evlendi. Bu evliliğinden Tarık ve Faruk isimli iki çocuğu oldu. 1910-1912 yılları arasında fizik bilimini tanıtan detaylı kitaplar yayınlayarak bu alana katkı sundu. 1912 yılında Fransız matematikçi Jules-Henri Poincaré’nin bilim felsefesi yapıtlarını Türkçe’ye kazandırdı.1913’te Darülfünun (İstanbul Üniversitesi) rektörü oldu ve dört yıl bu görevi yürüttü. Bu görevden ayrıldıktan sonra da yine Darülfünun’da Fen Fakültesi profesörü ve Fen Fakültesi dekanı olarak hayatına devam etti. Yine 1913 yılında Ortaçağ İslam Dünyası’nın bilimsel çalışmalarını konu alan Asar-ı Bakiye adlı eserini yayımlamaya başladı.

1920 yılında geçirdiği rahatsızlık sonucu Şişli Fransız Hastanesi’nde tedavi gören Salih Zeki Bey, 1921 yılında hayata gözlerini yumdu. Cenazesinde pek çok önemli isim hazır bulundu.

Önemi

Başına geçtiği Galatasaray Lisesi ve Darülfünun gibi önemli kurumlara katkılarının yanı sıra Salih Zeki Bey, Müslümanların ve Türklerin bilime katkılarını belirleme çalışmaları ile de çağdaş Türk bilim tarihinin öncü ismi olmuştur.

Asar-ı Bakiye yayınlarına bu linkten ulaşabilirsiniz.

Yazar: Alperen Kars

Editör: Melisa Acar

Kaynakça*

Kaynakça**

Kaynakça***

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İletişime Geç

Bizimle iletişime geçin!